Bizi Yöneten Korku.

İtalyan Rönesans hareketinin en önemli kişilerin den, tarih ve politika biliminin kurucusu sayılan Niccolo Machiavelli “Sevilen biri mi olmak, yoksa korkulan biri mi olmak daha iyidir ?” sorusuna yıllar önce şu yanıtı vermiş.”Aslında her iki özellik bir insanda bulunması zor olduğundan korkulan insan olmak sevilen insan olmaktan daha güvenli.” . 1469-1527 yılları arasında yaşayan Machiavelli’nin bu düşüncesi neredeyse 500 yıl sonra halen tartışılmakta.

Bakıldığında birisine saygı duyma kavramımız toplum olarak oldukça farklı. Görüldüğü üzere en yakın örneklerini son 8-9 aydır televizyon,gazete, sosyal medya ve diğer kanallarla an be an seyretmekteyiz. Bu korku olgusunun yanında var olan saygı ise bizim sıcak kanlı ve acıma duygusu oluşturduğumuz kişilerde neredeyse yok denebilecek kadar az. Çünkü bizler aslında geçmişimize baktığımızda göçebe olgusunu barındıran bir toplumuz. O sebeple korkunun olmadığı liderlik özelliği bize basit ve güvenilir olmayan gibi gelir. Bu siyasetimizde de vardır şu anda çalıştığınız iş yerinde de.

Tabii bu güç kavramını direk yaptığımızda aslında olumsuz sonuçları vardır. Eğer bir yerin gücünü elde tutmamız gerekiyorsa öncelikle korku yerine oraya güven aşılanması gerekmekte. Aksi durumda işlevsel olmaktan uzak bir davranış görülecektir. Bunun etkileri ise çalışan ya da hitap ettiğiniz kesimin yaratıcılığını ve problem çözebilme yetisinin kaybına neden olabilecektir. Ama yazdığımız üzere değişen bir toplum yapımız içinde yer alan  göçebe olgusunun varlığı bunu ıskalayabilir.

 

 

 

Ayrıca Okumak İsterseniz

Batıkent sokak ilanları

Giderek artan ekonomik bozukluk batıken’te sokaklara yansımaya başladı. Paraya ihtiyacı olanlar için bir çok yerde …

Yorumlarınız Bizler İçin Çok Değerli

%d blogcu bunu beğendi: